resimli tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
resimli tarif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2009 Çarşamba

Gül kurabiyesi

Gül kurabiyeleri/Rozen koekjes

Malzemeler:

- 1 pk margarin veya 250 gr tereyağ/1 pak margarine of echte boter
- 1 çb pudraşekeri/1/2 beker poedersuiker
- 1 pk vanilya/ 1 pak vanillesuiker
- 1 pk kabartma tozu/1 pak bakpoeder
- aldığı kadar un /meel
- bıçağın ucu ile kırmızı gıda boyası/een klein beetje eetbare rode kleurstof

Hazırlanışı:

Un hariç tüm malzemeleri iyice karıştıralım. Yağ iyice kaymak gibi olsun. Sonra yavaş yavaş unu ilave edelim. Unu baka baka kaşıkla koyuyorum. Yanlışlıkla fazla olursa kurabiyeler sert olur. Tam kulak memesi kıvamı olacak. Benim kaşığımla yaklaşık 15 yk alıyor. Ben önce 5 yk koyuyorum. Onu yedirdikten sonra bir 5 daha ilave ediyorum. Bu şekilde yeterli gelene kadar devam ediyorum. Herkezin kullandığı malzemeler farklı olduğundan dolayı bu ölçü değişebilir. Buyüzden baka baka koymak da fayda var.Hamurumuz kıvama geldiğinde ceviz büyüklüğünde parçalara ayırıp tek tek onları gül haline getiriyorum.Önce bir parça alıp tezgahın üzerinde küçük bir yuvarlak açıyorum. Kahve tabağından daha küçük. Sonra bunu, ortasını tamamen kesmemek kaydıyla, + şeklinde bıçağımla kesiyorum. Bir ucunu alıp ortaya yapıştırdıktan sonra diğer ucları da alıp onun etrafında çevirip yapıştırıyorum. Böylece gülün yaprakları oluşmuş oluyor.Önceden ısıtılmış fırında 150 derecede altı azıcık kızarana kadar pişiriyorum. Yaklaşık 12-14 dk. Fazla olmasın, çünkü üzerinin kızarmaması lazım.Diğital makinam olmadığı için bu yapım aşamalarını gösteremiyorum. İnşallah makinamı aldığımda tekrar göstererek yaparım.

Bereidingswijze:

Doe alle benodigdheden behalve de meel in een bak en maak er een glad mengsel van. Doe er daarna lepeltje voor lepeltje de meel bij. İk doe er eerst 5 eetlepels meel bij. Kneed dat goed door elkaar en doe er daarna nog 5 eetlepels meel bij. Totdat je een mooi zacht deeg hebt. Ongeveer 15-20 eetlepels is genoeg. Niet te veel anders worden het harde koekjes. Ook niet te weinig anders vallen de koekjes plat tijdens het bakken.
Pak een stukje deeg ten grootte van een noot. Leg het op het aanrecht en maak het plat met je vingers. Ongeveer ten grootte van een kofiebord. Leg er een sneetje in van boven naar beneden en van links naar rechts. Het is belangrijk dat je net het middelste gedeelte niet doorsnijdt. Dat moet heel blijven.
Pak nu 1 van de kanten en plak beide kanten precies in het midden. Pak nu een ander blad en plak het over de andere blad heen. Telkens op deze wijze afwerken tot alle 4 de bladen over elkaar heen geplakt zijn. Zo ontstaat er een roos.
Als dit niet lukt dan kun je het gewoon oprollen en ronde koekjes maken. Op welke wijze dan ook dit zijn echt lekkere koekjes. En vooral als je echte boter gebruikt.
Leg alvorens bakpapier op de ovenschaal en daarop de koekjes. Verhit je oven tussen de 100-150 graden. İk bak deze koekjes in een lauwe oven. Laat het ongeveer 15 min. in de oven. Het moet niet van kleur veranderen. Dus niet dat het bruin begint te worden.

Hamsi

Karadeniz'de oturup da hamsi pişirmeyi öğrenmemek olmaz tabii. Benimde, hamsi'yi çok sevidğimiz için, ilk öğrendiğim karadeniz yemeklerinden biri hamsi tava oldu. Aşağıda pişirilmemiş hallerinin fotoğrafları yer alıyor. Biri hamsi buğulama diğeri de hamsi tava.
Hamsi buğulama

Malzemeler:

- 1 kilo hamsi
- 1 limon
- tuz
- arzuya göre karabiber ve pulbiber
- arzuya göre soğan ve patates

Hazırlanışı:
Hamsileri temizledikten sonra iyice yıkayalım. Kanlı suyu gidene kadar. Süzgeçte suyu süzülene kadar bekletelim. Daha sonra tuzunu ve isteğe göre diğer baharatlarını ilave edelim. Ben karabiber ve pulbiberi de hamside çok seviyorum. Hamsileri resimde görüldüğü gibi yerleştirin. Güneş şeklinde dizmek gerekiyor. Hamsileri sırt sırta vererek dibi dibine yerleştirelim. Üzirene arzuya göre yuvarlak doğranan patatesleri ve halka halka kesilen soğanları yerleştirebilirsiniz.

Ben pizza tenceresine yerleştirdim. Pizza tenceresi yoksa normal yuvarlak tepside yapabilirsiniz. Üzerinden az yağ gezdirelim. Çok fazla olmasın. Tepsinin ağzını kapatalım ve fırına verelim. Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında altı kızarana kadar ( çok uzun pişmeyecek) pişirelim. Belki farklı pişirme teknikleri olabilir fakat ben kendi sevdiğimiz yöntemi anlattım.

Afiyet olsun.

Hamsi tava:

Malzemeler:
- 1 kilo hamsi
- tuz
- karabiber
- pulbiber
- mısır unu

Hazırlanışı:
Hamsinin temizleme işlemini yine aynı şekilde yapıyoruz. Süzgeçte bekletip suyunu süzdürdükten sonra tuzu ve arzuya göre diğer baharatları ilave ediyoruz. Bazıları hamsiye sadece tuz katılır derler. Bence karabiber ve pulbiber de çok yakışıyor. Balıkları baharatladıktan sonra mısır unu'na bulayalım. Ben tek tek uğraşmıyorum. Balıkları bir poşetin içine bırakıyorum. Üzerine mısır unu'nu, tuzu ve baharatları bırakıp poşetin ağzını kapatıyorum. Poşeti iyice sallıyorum. Malzemenin heryerine karışmasını sağlıyorum. Böylece ellerimi kirletmiyorum. Balıkları pişireceğimiz tavaya hamsileri, yine hafif sırt sırta vererek güneş şeklinde, dizelim. Üzerine 1-2 yk yağ gezdirelim. Fazla değil. Yapışmasını engellemek için, işimi şansa bırakmak istemiyorum, balıkları dizmeden önce tavamın tabanını yağlı kağıt ile kaplıyorum. Balıkları dizdikten sonra üzerine de aynı boyutta yağlı kağıt kesip koyuyorum. Tavayı yarı kısık ateşe koyup yaklaşık 10 dk alt yüzünü pişiriyoruz. Sonra , düz bir kapak yardımıyla (yoksa tepsinin ters tarafıyla veya düz bir servis tabağıyla da olur) balıkları ters çevirin. Pişmemiş tarafı alta gelecektir. Bu arada yağlı kağıdı kaldırmıyoruz. Balıkları tekrar tavaya kaydıralım ve bu tarafını da kızarana kadar pişirelim. Yanına yeşil salatayla harika oluyor.Balık yaparken eldiven kullanmakta da fayda var. Gerçi ben, Samsun'a geldikten sonra, taze balığın gerçekten de kokmadığını farkettim.

Afiyet olsun

21 Ocak 2009 Çarşamba

Furkan'ın doğumgünü pastası

Furkan, doğumgünü için bir yaşpasta yapmamı rica edince bende çocuğu kıramadım tabiiki ve hemen mutfağa girdim. Çocuklara karşı herzaman zaafım vardır.
Bu sefer değişik birşey denemek istedim ve uzun zamandır aklımda olan krema transfer yöntemini kullandım. Bu ilk olduğu için çok muntazam durmamış olabilir ama ben ilk gözağrım olduğu için yinede sizlerle paylaşmak istedim. Daha düzgün olması için en kısa zamanda tekrar denicem. Bende, herzaman önemli anlarda daha önce hiç yapmadığım, değişik birşey denemek istiyorum. Yapsana tarifinden emin olduğun birşey! Hiç olmazsa garantiye almış olursun. Ama yoook. Ben illaki değişik bişey denicem. Aslında en sevmediğim huylarımdan biri ama napalım. Ben böyleyim işte.
İlk deneyimim olduğu için kolay bir resim seçtim.
Sonuçta profesiyonel bir pastacı değilim. Sadece hobi olarak mutfakta uğraşıyorm. Zevk yani....

İyi ki doğdun Furkancığım, nice nice mutlu yıllara inşallah.

Furkan pastayı çok beğendi, tadı da gerçekten çok güzel olmuştu.
Umarım sizler de beğenirsiniz.

24 cm lik bir kalıp için

Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 1 sb t.şek
  • 1 sb - 2 yk un
  • 1 pk vanilya
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1/2 sb s.yağ
  • 1/2 sb muzlu süt
  • 2 yk kakao
  • 2 yk nutella
  • 2 yk m.nişastası

Krema için:

  • 3 yk un
  • 7 yk tozşeker
  • 2.5 sb süt
  • 1 pk kremşanti(tarife göre hazırlanır)

Üst süslemesi için:

  • 1 pk kremşanti

Kenar süslemesi için:

  • ince kıyılmış fındık

Krema transferi (buttercream)için:

  • 1 pk margarin ( veya 1/2 pk marg. + 1/2 pk tuzsuz tereyağ)
  • 4 sb p.şekeri
  • 1 vanilya
  • kullanacığınız resime göre gıda boyaları

Buları birbirine katıp iyice çırpalım. Kullanımına göre kaselere ayırıp renklendirebilirsiniz. Yağlı kağıttan huniler yapıp sıkma torbası olarak kullanmak daha kolay oluyor. Bu krema buzlukta yaklaşık 4 ay saklanabiliyor. Kullanacağınız zaman bir gün önceden buzdolabına indirmeniz yeterli. Fakat çok yağlı olduğundan çok fazla tercih edilmeyebilir. Bende zaten sadece transfer için kullandım. Diğer yerlerine ayrı bir krema kullandım.

Hazırlanışı:

Pandispanyayı herzamanki gibi yine akşamdan pişirip streç folyoya saralım.

Yumurtaların beyazlarını ve sarılarını ayıralım. Beyazları bir fiske tuz ile kar haline getirelim. Sarılar tozşeker ile beraber iyice rengi açık sarı olana kadar uzun uzun çırpalım. Daha sonra buna kuru malzemeler hariç diğerlerini ilave edelim. Kuru malzemeleri de ayrı bir yerde hep birlikte eleyelim. Ben birkaç kez eliyorum. En son yumurta beyazlarını ilave edip tahta kaşıkla karıştıralım. Söndürmeden yavaş yavaş karıştırmak lazım.

Kalıbı yağlayıp, unlayalım. Pandispanya hamurunu kalıba dökelim ve orta ısıda yaklaşık 50 dk pişirelim. Sonlarına doğru kontrol etmeyi unutmayın. Kürdan batırıp pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Eğer kürdan hamurlu çıkıyorsa pişmemiştir. Temiz çıkıyorsa pişmiştir.

Kremayı da akşamdan pişirip dolaba koydum ben. İyice soğuması için.
Ertesi gün kremşanti yi kremaya ilave edip iyice çırptım.

Donmuş krema transferi için http://hanimis.blogspot.com/2006/12/donmu-krema-transferi_19.html buraya bakınız. Bende burdan tarifini aldım ve ilk defa denemiş oldum. Bu arada blogcu arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. Çok güzel anlatmış ve ayrıntılı anlatmış.

Ben saate iyi bakmadığımdan fırını erken açmıştım ve böylelikle pandispanyam biraz indi. Ancak ikiye bölebildim. Sizin iyi kabarırsa 3 e bölerseniz daha güzel olur.

Pandispanyayı ikiye bölüp muzlu süt ile ıslatalım ve kremayı üzerine sıvayalım. Üzerine çikolata muz dilimleri koyduktan sonra tekrar biraz krema koyalım ve bunun üzerine de çikolata parçacıkları koyalım. Pandispanyanın ikinci katını da ıslatıp en üste yerleştirelim. Kalan kremayı da pastanın etrafına sıvayalım.
Kenarlarını çekilmiş fındıkla kaplayalım.
Süsleme aşamasını daha önceki yaşpasta tarifimde slayt gösterisi ile ayrıntılı vermiştim.

Pastanın kenar süslemelerini yaptıktan sonra üzerine hazırladığım krema transferini yerleştirdim. Tekrar kremşanti hazırlayıp sıkma torbasına koydum ve şekilli sıktım. Bozuk olan yerlerini düzelttim.

Kalan yağlı kremamı mikrodalgada azıcık ısıtıp erittim. Krema sıkma torbasına koyup kenarlara şekilli şekilli sıktım.

Artan yağlı kremamı (buttercream) da buzdolabı poşetlerine koydum ve derindondurucuya attım.

Afiyet olsun....

18 Ocak 2009 Pazar

Aşure


Bu ay muharrem ayı, bilindiği gibi bu ay içerisinde aşure pişirilir ve dağıtılır. Acaba neden diye sordum kendime ve birazcık araştırdım. Bulduklarımı sizlerle de paylaşmak istedim.


(alıntı:www.kursatsenturk.com)

Aşure, orjinali “Aşura”, Arapça’da 10 manasına gelen “aşara” kelimesinden türemiştir


Hüseyin ibn Ali ve beraberindeki 72 müslüman hicri 61. senesinin Muharrem ayının onuncu gününde (10 Aralık 680) Halife Yezid’in emriyle günlerce aç ve susuz bırakıldıktan sonra öldürüldükleri için o güne “Aşura Günü“ denilmiştir.


Ayrıca Aşure gününde olduğu iddia edilen çeşitli olaylar vardır:


Âdem peygamberin işlediği zelleden (hata veya sürçme) sonra ettiği tövbenin kabulü, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus peygamberin bir balığın karnından çıkması, İbrahim peygamberin ateşte yanmaması, İdris peygamberin diri olarak göğe yükseltilmesi (çıkarılması), Yakub peygamberin oğlu Yusuf peygambere kavuşması, Eyyüb peygamberin hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa peygamberin Kızıldeniz’den geçip İsrailoğulları’nı Firavun’dan kurtarması, İsa peygamberin doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi (çıkarılması). Bu olayların hepsi İslam dini içinde önemli bir yere sahip olan mucizelerdir. Yine de bu olayların Aşure Günü gerçekleştiğine dair İslam dininin kutsal kitabı olan Kur’an’da bir ifade bulunmaz. Ayrıca bu olayların birçoğuna Musevilik ve Hristiyanlık’ta da inanılır.


Aşure tatlısı
“Aşure Çorbası”, Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Aşure Çorbası da denBu inanışa göre, İslam dininde inanılan peygamberlerden olan Nuh’un tufandan sonra Aşure Günü’nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamıştır. İçinde birçok farklı malzemenin kullanıldığı ve bir gelenek olan bugün hâlâ Aşure Günü müslümanlarca yapılan aşure tatlısının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir. Alevilikte çok kutsaldır ve sadece Muharrem ayında pişirirler ve komşulara dağıtılır. Tunceli, Erzincan yöresinde “Germiya İmamu” (12 İmamların Çorbası) olarak adlandırılır.
Gelelim tarifine:
  • 2 sb yarma (dövme)
  • 1 sb nohut
  • 1 sb kurufasulye
  • 1 sb elma kurusu
  • 1 sb kayısı kurusu
  • 1 sb üzüm kurusu
  • 1 sb şeftali kurusu
  • 1/2 sb pirinç
  • 6 sb tozşeker
  • ceviz
  • nohut
  • tarçın

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri akşamdan sıcak suya ıslıyoruz. Yarmayı ıslamadan önce iyice yıkamak gerekiyor.

Sabah önce yarmayı, nohut'u ve kurufasulye'yi iyice pişene kadar haşlıyoruz. Pişmeye yakınken içine pirinci ve kuru meyveleri atıyoruz. Biraz daha birlikte pişiyorlar. Sonra şekeri ilave edip biraz daha birlikte pişiriyoruz. Biraz daha koyu bir kıvam istenirse içine 2 yk nişasta ilave edilebilir.

Kase'ye servis yaparken üzerini ceviz, nohut ve tarçın ile süslüyoruz.


Bu da benim ilk aşurem. Sizler için önce daha güzel bir fotoğraf koymak istedim.Benimkinin görüntüsü okadar güzel olmasa da tadı çok güzeldi. Ben çok acemi bir aşure pişiricisi olarak tarif vermek haddime değil, fakat bu tarifi bu işi çok iyi bilen bir bayandan aldım. Bu yüzden yayınlamakta bir sakınca görmüyorum. Tam tuttu tarif. Bu işin en güzel kısmı herkeze aşure dağıtmak oldu. Benim kızım tam bir tatlı canavarı olarak tam 5 kase aşureyi tek başına yedi. Yani 2 günün içerisinde... yiyen herkez de çok beğendi.
Afiyet olsun...



Çikolatalı-neskafeli muffinler

Bugün pazar, malum, benim için çocukluğumdan beri haftanın en sıkıcı günlerinden biri. Bunun ikizler için böyle olmasını istemediğimden her pazar onlarla etkinlikler yapmaya çalışıyorum. En azından ileride pazar günlerini güzel hatırlasınlar diye. Böylece bu günümüzü güzel bir kahvaltı ile başladık, sonra hava da güzel olunca bisikletleri de alıp şöyle sahile doğru indik. Acıkmış bir vaziyette eve kendimizi zor attık. Çocuklar dvd seyrederken bende onlara bol çikolata parçacıklı, mis gibi, muffinler hazırladım. Birazcık emprovise ettim, sonuç harika oldu.




Bunlar canım annemin hollanda'dan getirdiği güzel muffin kabları. Onları çok seviyorum, rengarenk, insanın canı muffin yapmak istiyor...





İçlerine bir de kağıt kalıplardan yerleştiriyorum. Hem kolay çıkıyorlar hem de kalıplarım fazla kirlenmiyor.






Gelelim muffinlerin tarifine:





Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 1 sb tozşeker
  • 150 gr yumşak margarin
  • 1 sb muzlu süt (1 küçük paket)
  • 2 tatlı kaşığı neskafe (granül)
  • 3 tane fındıklı çikolata bar
  • 1 pk vanilya
  • 1 pk kabartma tozu
  • 2 yk kakao
  • 3 sb un
Royal icing:
  • 1 yumurtanın akı
  • 1 sb ince çekilmiş pudra şekeri (birkaç sefer eleyin)
  • 2 çk limon suyu

Hazırlanışı:

Yumurtaları ve tozşekeri iyice krema haline gelene kadar çırpıyoruz. Rengi açık sarı olana kadar çırpmaya devam ediyoruz. Sonra içine margarin, süt ve neskafe ilave ediyoruz. Bu arada kuru malzemelerin hepsini birlikte bir kabın içerisine eliyoruz. Bunları da ilave ettikten sonra en son minik minik doğradığımız çikolataları ilave ediyoruz.

Muffin kalıplarımızın içerisine kağıt kalıpları yerleştirdikten sonra 1 dolu yemek kaşığı kek hamurunu içlerine dolduruyoruz. Yarısına kadar gelmesi lazım.

150 derecede, önceden ısıtılmış fırında, yaklaşık 20 dk pişiriyoruz.

Piştikten sonra fırından çıkarıp biraz soğumasını bekliyoruz.

Bu arada royal icing'i hazırlıyoruz. Malzemeleri bir kaba alıp iyice çırpıyoruz. Arzuya göre bir kürdanın ucuyla gıda boyası ilave ediyoruz.

Kekler soğuyunca üzerlerinde yamukluklar varsa bunları bıçak ile düzeltiyoruz. Üzerini düz bir hale getirdikten sonra, bir sıkma torbası yardımıyla, royal icing'i sıkıyoruz. Arzuya göre süslemelerle de görüntüyü tamamlıyoruz. Ben yine Hollanda'dan gelen minik çiçekleri, rengarenk şekerlemeleri ve yenebilir inciler kullandım.

Afiyet olsun....










































































16 Ocak 2009 Cuma

Rokoko

Dondurmalı pastaların en güzeli. En sevdiğim lezzet. Adı galiba bir sanat akımından geliyor. Rengarenk oluşu da ondan olmalı. Muhakkak denemenizi tavsiye ederim. Bu ilk denememin fotoğrafı. Daha sonrakilerin boyutunu daha kısa yaptım daha muntazam oldu.
MALZEMELER:
Pandispanya için:
-5 yum.
-1.5 s.b. t.şek.
-1 k.tozu
-1 van.
-1/2 şişe soda
-2 s.b. un

İlave malzemeler:
-1 p.k. dondurma
-krema

Üzerine süslemek için;
-çilek (arzuya göre değişir)

HAZIRLANIŞI:

Pandispanyayı pişirdikten sonra aynı rulo pastadaki gibi rulo yapıp saralım. Biraz beklettikten sonra rulomuzu açıp üzerine bir kat dondurma, onun üzerine de hazır veya kendi hazırladığımız krema dan yayalım. Bu arada renk uyumu çok önemli. Dondurmayı çikolatalı kullanırsanız kremayı çilekli kullanmak güzel oluyor. Renk uyumu zevkinize kalmış. Dondurmayı ve kremayı yaydıktan sonra en fazla 5 cm'lik uzun şeritler halinde pandispanyamızı kesip tek tek şeritleri içten dışa doğru rulolar yapıp dikine tepsiye yerleştirelim. Pandispanyayı kaç cm'lik şeritler halinde keserseniz pastanızın boyu okadar uzun olur. Artan kremayı da üzerine kapattıktan sonra üzerini arzu ettiğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Yaz aylarında muhteşem bir lezzet oluyor. Afiyet olsun....




Rokoko is een "heerlijke" ijstaart. De naam stamt af van één of ander europeaanse kunst stroming. Het moet tussen de jaren 1700-1800 geweest zijn. We gaan natuurlijk geen lange kunst geschiedenis lessen doen, maar het komt erop neer dat het te maken heeft met overdreven veel kleuren en vooral passie. Nou, de kleuren gedeelte klopt in ieder geval. Met deze taart kun je spelen zo veel je wilt. Je kunt het in elke kleur maken. En de passie... ja... die moet je erzelf bijdoen. Voor mij is dat in ieder geval een "must".
İk ga maar snel over naar de bereidingswijze.
Maar eerst:
Benodigdheden:
Voor de bodem:
-5 eieren
-1.5 beker suiker
-1 backing pouder
-1 vanille suiker
-1/2 beker spa rood (of van die kleine flesjes mineraal water, soda, die ze in de turkse winkels verkopen. Daar een halve flesje van.)
-2 bekers gezeefde meel
Voor de vulling:
-1 pakje ijs (Let wel op de kleuren kombinatie met de vulling)
-taartvulling(Wat je zelf lekker vindt.)
erop:
- ik heb aardbijen gebruikt. Dat paste bij mijn kleuren combinatie. Je mag gebruiken wat je zelf wilt.
Bereiding:
Haal de eiwitten en de eigeel uitelkaar en doe ze in verschillende kommen. Zeef daarna alvast al de meel en de bakpoeder samen in een andere kom. Doe bij de eiwitten de suiker erbij en goed mixen totdat je een wit beslag krijgt. Lekker lang doorblijven roeren met de mixer. Als je naar je gevoel onderhand wel lang genoeg gemixed hebt doe dan maar de eigeel en de vanille suiker erbij. Nog even door roeren. Nu kan de gezeefde meel en bakpoeder erbij. Als je niet wilt dat je keuken ineens helemaal wit wordt van de meel moet je natuulijk op de allerlaagste niveau mixen. Daarna kan de mineraalwater (soda) erbij. Nu is het wel belangrijk dat je niet meer zo heel lang blijft door mixen. Heel even tot je een mooi glad mengsel hebt. Beboter de ovenschaal of doe er bakpapier op. Of allebei. De mengsel erop en de oven in. Ongeveer 30 minuten tussen 150-180 graden.Je moet maar kijken. De taartbodem zal ongeveer 3 cm ofzo rijzen. Niet meer. Dus zelf even controleren met een tandenstoker of ie gaar is. Voor degenen die niet weten hoe dit moet:stop de tandenstoker in de taartbodem en trek hem er weer uit. Als er mengsel restjes zijn blijven plakken op het stokje dan is ie nog niet gaar. Als er niks op is blijven plakken dan is ie wel gaar.
Meteen nadat je de taartbodem uit de oven hebt gehaald, moet je het samen met de bakpapier dat er nog onder zit oprollen. Terwijl de taartbodem nog warm is.Daarna op een natte doek zetten en samen met die natte doek oprollen. Een tijdje laten afkoelen. Op deze manier koelt ie snel af en krijgt ie ook meteen een elasticiteit. Straks als je de taartbodem gaat bewerken voorkom je zo dat ie kapot gaat.
Na ongeveer 10-15 minuten mag je denk ik je taartbodem wel uitrollen. Daarna moet je wel snel zijn want als de ijs begint te smelten heb je een probleem. Dan gaat het helemaal lekken en dat moet niet.Zet een beetje van de ijs opzij om het straks erover te doen.
Daarna: strijk er eerst een laagje ijs op en daarna een laagje vulling erover. Of andersom maakt niet uit. Snel even in lange repen van 5 cm snijden. Pak dan één reep en rol het op. Zet het op een diepvries bestendige schaal. Daarna pak je een ander reep en rol je het over de rol die je net op de schaal hebt gezet. En zo ga je telkens weer door totdat alle repen op zijn. Telkens weer er overheen oprollen. Zo krijg je een grote ronde taart. De ijs dat je over hebt gehouden moet je er nu overheen doen. Netjes afwerken en meteen in de diepvries. Net voor het serveren kun je er aardbijen of iets anders op doen.
Deze taart kun je gerust een paar dagen in de diepvries bewaren.
Het is belangrijk dat je de repen 5 cm snijdt want dat wordt de hoogte van je taart. Als ie te hoog wordt gaat ie kapot tijdens het eten. Dit is een foto van mijn eerste poging. İk heb het hier in repen van 7 cm gesneden, en ja hoor hij ging kapot tijdens het eten. Daarna heb ik het met 5 cm geprobeerd en dat ging super.
Nou dat was ie dan. İk hoop dat ie smaakt.
Smakelijk eten!!!!!

Patates pastası

Malzemeler:
-5-6 adet iri boy patates
- konserve mısır
-karışık garnitür
-kornişon ( ben ev yapımı turşu kullandım)
- biraz mayonez
- biraz süt

üzeri için:
-sarmısaklı yoğurt
-yağda yakılmış pulbiber

Hazırlanışı:

Patatesleri iyice yıkadıktan sonra yumşayana kadar haşlayın. Güzelce soyduktan sonra ezelim. Ben rendeledim, çünkü robotta çekince elastiki bir hal alıyor ve sünüyor bu da çok hoşuma gitmiyor. Sonra arzuya göre biraz mayonez ve süt ilave edelim ve iyice yoğurduktan sonra da kalan malzemeleri ilave edelim. İstediğiniz türden bir kaba bu karışımı yerleştirip buzdolabında bir müddet donmasını bekleyin. Daha sonra da ters çevirip üzerine sarmısaklı yoğurt ve yağda kızdırdığımız pulbiberi dökelim. Süsleme arzuya göre. Değişik tür bir patates salatası denemek isteyenlere ideal.

Afiyet olsun.



Fındıklı ve hindistan cevizli kek

Dün akşam canımız tatlı istedi. Bende kalktım bir kek yaptım. Fakat pişermişmez tabiki kekin yarısı gitti. Aslında ben kekin biraz beklemişini severim. Ağzı kapalı bir kabın içerisinde kalınca daha güzel bir aroması oluyor kekin. Fakat dün akşam dayanamadık çocuklarla hemen tükettik. Tesadüf arkadaş da geldi üzerine. Apartmanda kek kokusunu takip ettiğini söyledi. Bir evin içerisinden kek kokusunun gelmesinin çok güzel birşey olduğunu söyledi. Biraz düşününce aslında öyle, değilmi. Bana da hep sıcak bir yuva havası vermiştir. Allah hiçkimsenin mutfağından sıcak kek kokularını eksik etmesin diyelim ozaman ve tarife geçelim.


Malzemeler:
4 yumurta
1,5 subardağı tozşeker
1 vanilya
1/2 paket margarin
1/2 subardağı sıvıyağ
1 sb süt
1 sb kuru üzüm(biraz suyun içerisinde beklerse yumşacık oluyor)
1 sb toz fındık (iri kıyılmışda olabilir)
1 kabartma tozu
aldığı kadar un (yaklaşık 3 sb)
üzerine de bol hindistan cevizi

Hazırlanışı:

Aslında daha önce verdiğim kek ile aynı yöntemi uyguladım bunda da. Sadece içine ilave ettiğim malzemeler farklı. Yumurtaları şeker ile beraber iyice (uzun uzun)çırptıktan sonra sırasıyla diğer malzemeleri ilave ediyoruz.
Kabartma tozunu ve unu ayrı bir kabın içerisine eliyoruz ve kek karışımına ilave ediyoruz. Kek karışımını kalıbımızın içerisine döktükten sonra üzerine bol miktarda hindistan cevizi ilave ediyoruz. Hatta birazını kaşıkla içine yedirdim ben. Sonra biraz daha döktüm üzerine. Önceden ısıtılmış fırında orta ısıda (turbolu fırınlarda 150-180 arası) pişiriyoruz. Keki fırının ortasına yerleştiriyoruz.

Kuru üzümü yumşak olsunlar diye önceden ıslatıp suyunu süzdüm. Fındıkları da ilave edip üzerlerine biraz un serpiştirdim. Böylece üzümler ve fındıklar kekin dibine çökmüyor. Ortasında kalıyor.

Daha önce de dediğim gibi kekin biraz beklemişi güzel. Vaktiniz var ise biraz önceden yapıp ağzı kapalı bir kabın içerisinde bekletin biraz. Harika bir aroması oluyor kekin.


Afiyet olsun